9 Aralık 2006 Cumartesi

CUMA - RTESİ


sayılı günün çabuk geçtiği doğru. biraz da saymasını biliceksin. saymayı ikiye bölmek bi çözüm mesela. önce çarşambaya kadar saymayı hedefle ki gözün korkmasın. çünkü cumaya kadar saymak ürkütücü. çarşambaya geldikten sonra geriye kalır iki. ister, çarşamba bir, perşembe iki diye say; ister, perşembe, cuma diye.

uzun otobüs yolculukları için bulduğum yöntemdir aslında bu. ilk ve bi sonraki sigara molasına kadardır yol. her bi moladan sonra bi sonraki molaya kadarki yolculuk başlar. başka türlü herhangi bi biçimde çekilir diil, uzun süren herhangi bi şey.

cumayı, sakin diye bilinen erkek isimli yaşça büyük kadın meslektaşın iş yeri koridorlarında çıldırması; psi’ye bağırıp çağırması ve onu ağlatması ışıldattı öğleden sonra. hareket güzeldir. hele ki izliyiciysen ve istediğinde başka kanala geçebiliyosan.

bazı projelerim var her zamanki gibi. küçük şehre yerleşme, önce mutluluktan sarhoşluk, ardından da mutsuzluktan ölme hayalleri kurarken bastım kendimi bugün.

gaypoint çalışmalarım istikrarla sürüyo. hiçbi’ zaman tasarladığın gibi gitmeyen işler, bu kez de beni yanıltmadı. sert pornolar üzerine verdiğim kararla çıktığım yol, daha çok gösterip vermeyen pornomsularlı ilerliyo. şımarık romantik diye adlandırabilirim tarzımı. anlayan olur mu adlandırmayı? pek sanmıyorum.

ido’nun sürekli ‘etlerinin ağrıması’ onu anneannem kategorisinden değerlendirmemle sonuçlandı sanırım. ido’yu arkadaşım yapmaya çalıştıysam da ‘etlerinin ağrıması’ bunun engelleyicisi oldu. 24 yaşındaki bi kızın etleri ağrımamalı. ağrısa da ağrının ağzına sıçan ağrı kesicilerden almalı ve o ağrıyı kesmeli. üzgünüm ama bazen halden anlamakta zorlanan, zorlandığı şeyleri de yapmamayı yaşam felsefesinin bi parçası yapmış biri olarak ortağımın etlerinin ağrıması midemi kaldırıyo.

yarın toplantım var.

0 Comments:

Yorum Gönder

<< Home

<
 8o  XML� 
Image Hosted by ImageShack.us