BOZ

bir ay içinde -bu ayların ayrı aylar olması, olayın üzerinizdeki etkisini azaltmasın. ya da otuz gün içinde mi desem- ikinci kez grip oldum. ve kafayı vurup uyudum dün. uykuya dalmadan önceki yirmi saniye içinde aklıma geldi günlüğü yazamadığım ama kalıcak halim yoktu. sonra da uyku. sabah 6 sularında –daha karanlıktı ve 3 olmasını diledim, daha çok uyku için- burun deliklerimden biri bütünüyle kapanmış halde uyandım. uzun zamandır bu kadar inatlaşmamıştı burnum. bi miktar hidroklorürle, açtım elbette. ama uzun uzun direndi. ayrıca bu noktada canımı sıkan başka bi şey var: hemen uykuya dalmak için hasta olmak gerekmemeli. normal zamanlarda da rica ediyoruz bunu. peki, bedenin üstün gelmesi mi bu? bedensel acı mı, ruhsal acı mı/ bedensel haz mı, ruhsal haz mı meselesinde bedenin galibiyeti, neye yorulmalı?
dün maskeli beşler adlı rezil filmi izledik topluca.
bugün eve dönünce de 4 saatlik akşamüstü uykusu. onu gece uykusuna bağlıycakken, çamaşır makinesinin artık bozulmaya karar verişi, onun bi ihtimal iyileşmesi beklemek üzere ayılışım.
bekliyoruz.
dün maskeli beşler adlı rezil filmi izledik topluca.
bugün eve dönünce de 4 saatlik akşamüstü uykusu. onu gece uykusuna bağlıycakken, çamaşır makinesinin artık bozulmaya karar verişi, onun bi ihtimal iyileşmesi beklemek üzere ayılışım.
bekliyoruz.
yarın da askeri gezi müzemiz var.
yanlış da güzeldir bazen...

0 Comments:
Yorum Gönder
<< Home