ÇOKTAN
onaylamıyorum.zeytinyağı içen, kurutulmuş tahıl ve kurutulmuş meyve -kısaca müsli- yiyen, çilek aromalı probiyotik ayran tüketen birini onaylamıyorum ben. tüm gün kahve içmemiş, getirilen kahveleri ‘kullanmıyorum.’ diye geri çevirmiş, insan çayına mesafeli durmuş, insan çayı yerine, rahatsız meyve kurusu çayları içmiş birini onaylamıyorum. onaylayamam. öyle büyütmedim kendimi. son on gündür yediğim içtiğim, yirmi dokuz yıldır yediğim içtiğim diil. on gün önce izlemeye başlamış biri, kesinlikle yanlış tanıyo şu anda beni. devlet istatistik enstitüsü’nü ya da her neresiyse kim-ne-alıyo-bu-marketlerden kayıtlarını tutan yer, bi süredir şaşırtıyorum onları. ya da “insanlar sevdiği şeyleri alırlar; o zaman en çok şunları şunları seviyolar.” diye sonuçları varsa o istatistiklerin, o zaman da bi süredir yanıltıyorum ben onları. dünyaya yalan söylüyorum bu ara.
burcu güneş, yeni albüm… “ben ateş / ben su”. on dakikadır dinliyorum. 80’ler tınısı, diyebiliriz - iki kişi olursak. tek kişiysek “diyebiliriz” demek saçma olur. biri çıkar “kaç kişisiniz?” der. haksız da sayılmaz bu kinayesinde, derse. burcu güneş bi araki açıklamasında “kimselerin yaptığına benzemeyen bi şey yapıyoruz.” gibi şeyler söylemişti. hatırlamayla ilgili sorunları var bence. dinlediğini hemen unutuyo, bu yüzden hatırlamıyo ve dokuz notayı yan yana getirerek yaptığı kendi kombinasyonlarını bu yüzden benzersiz sanıyo olabilir. bi buluş içermiyo bu albüm ünlem ünlem ünlem.
kış geldi 2006’ya. biterayak. bugün yakıcıydı taze soğuk. 2006’ın 2005 doğumlu soğukları daha soğuktu diyebiliriz, iki kişi olursak. tek kişiysek “diyebi….
okumam gereken hatta gerektiği halde okumak da istediğim -ki bu ikisi az buluşur- şeyler var. kitap, makale, seks hikayesi bi de.
at nefesli funda arar, sezen aksu şarkıları söylemiş. yadırgadım en kısa olarak. haberi, pek çok haberi veren fh verdi. hayatıma haberler katması güzel. bunu, bi sorumluluk olarak gördüğünü düşünüyorum, derininde. sezen aksu’nun hiçbi’ zaman çok güçlü olmayan sesini şahane süsleyerek bi zamanlar şahane söylediği şahane şarkıları, oktavı geniş birine sanırım sırf bu vermiş olması, onno tunç olsam benim canımı sıkardı. onno tunç diilken canımı sıkıyosa… kötü kıraç şarkıları söylemeye devam etse ya. misyonu, bu olmalı funda arar’ın. kıraç’a-tahammül-etmeyi-saylayıcılık!
yaşar’ın gayet etkiliy’ci ‘cumartesi’ şarkısında, ‘cumartesi’ sözcüğünün geçmemesi enteresan. cumartesi mi yazılmış şarkı, cumartesi başından geçen şeye mi yazılmış? merak ettirici. ve çok güzel. çok güzel’in kişiselliği ve bi şeyin beğenildiğinden öte başka bi şeyi anlatmaması da umrum dışında.
neyse ki televizyon kaydıymış funda arar. üstelik kıraç da var kurguda. ve elbette yanlış sözlerle söylüyo şarkıları. kıraç’ın şaşırtmaması içime su serpti, cuma çoktan bitmişken.

0 Comments:
Yorum Gönder
<< Home