BIZT!
ayakta direk batın grafime bakan doktor, “resim bi şeyiniz olmadığını söylüyo.” dedi. röntgenim ya da ben, ikimizden biri yalan söylüyo. kıçıma bi iğne, reçeteye bi tomar ilaç, güle güle…bazen çok ama çok cesur olabiliyorum. hemşire iğneyi sokarken tam bir korkusuzdum. derin derin nefes aldım. o kadar derininin alınması gerektiğini sanmıyorum aslında. canım çok yandıysa da tık’ımı çıkarmadım. bununla birlikte çıkarmayla ilgili bi sorunum oldu. baksırımı ne kadar çıkarmam gerektiğiyle ilgili bi kararsızlık yaşadım tabii. iğne dendiğinde aklıma korkudan önce gelenin bu olduğunu söyleden geçmiyim. -diğer cümleye-. diğer cümleye geçişimdeki ilk sözcükse ‘ödüm’ olsun. ikincisi de ‘patladı’. iğneden feci korkarım. bu yüzden de toplamakta zorlanırız, toplamaya kalksak iğne vurulmuşluklarımı, toplıycak bi şey bulamıycak olmaktan ötürü. deneyim olmayınca, sonraki sefere aktarım da olmuyo. bi öncem yakın bi zamanda olsa, baksırımı sıyırmayla ilgili; bilicem ve; 'kıç ne kadar sunulmalı hemşireye' bi sorun teşkil etmiycek. el yordamıyla ortalama bi hareket alanı ayarladım sağlık personeline. bu sırada çatal dekoltesi verdimse de bunun erotizm sayılmıycağını düşündüm o an. ya da bilemiyorum. bakan ben diildim. bence sayılabilir. ben sayabilirdim şahsen. emin diilim. bugünün emin olamamasının bu olucağını tahmin etmezdim.
bunlar akşama doğru olanlar. öğlenden önce ve sonra, ido’nun olmaması nedeniyle bütün iş üstümdeydi. üstümde ve her yerimde. sinirlerim bi miktar yatışmış olmakla birlikte -ki midemin başına ekşittim kendilerini, daha mı yatışmıycaklar- gene de artçı sarsıntılarım oldu bugün. bu kadar tahammülsüz olmaktan hiç hoşlanmıyorum. toparlamam lazım kendimi.
aklımda roman var.
işten çıkıp doktora giderken yolda göz göze geldiğim ihtimal doğu avrupalı, ihtimal daha doğudan; batıyı asyalıyan bi yerden misal rusya ve ihtimal dışı türkiyeli delikanlı takılmadı aklıma desem bi müddet, yalan olur. yalan söylemiyim o zaman durup dururken.

0 Comments:
Yorum Gönder
<< Home