21 Kasım 2006 Salı

SÜLASA


bugünü beklemeden ayrıldım dün akıştan.
ışığı azalt. televizyonun sesini, kafa şişirmiycek düzeye getir. kanepeye uzan.
elde kumanda, nerde ninnimsi sakin bi yayın var, onu geziyorum. bi kaç adım sonra yere düşen kumadanın çıkardığı ses, ‘n’oldu?’ diye gözümü açışım ve sonrasındaki uyku bilinmezliği. bugüne üç varken susuzluktan ölmüş halde uyanış, yarım litre kadar suyu sallana sallana bi dikişte içiş, nefretle salona dönüş, ışık ve televizyonu aynı nefretle kapayış, giysi lüzumsuzluğundan kurtuluş, nihayetinde yatak.

yedi elli sekizin bilmemhangi saniyesinde uyandığımda o saniyenin yarısı nerde olduğumu, n’aaptığımı, n’aaptığımı niye yaptığımı hatırlayamama; diğer yarısıysa ‘siktir, bu kadar uyunur mu. kesin, saat on bir falandır!’ içsel çığlığıyla geçti. bi saniye içine nelerin sığdığı, çoğu zaman içine bi şey sığdırılamayan o bir saniyeyi düşününce, insanı şaşırtıyo.

gece uyku bölücü olmasın diye kapalıydı tüm telefonlar -ki adsl hattını saymazsak toplasan ev ve cep olmak üzere iki taneler-. sabah mesaj… u2e’den. günlük için yazı yazdığını bildiriyo. aşağıda görülebilir. kendisi çok yakında gidiyo. nereye? foça’ya! oooo güzelmiiiş! pek sayılmaz. neden? foça'ya askere gidiyo!

askere gönderilen ikinci kişi... daha önce fh gitmişti. fh ile birlikte ben de gittim sayılabiliceğinden ikinciye almazlar herhalde…

feci…

cuma günü mesleki yemin edilicek. yarın da onun provası var. yeminin provası mı olur? provada edilen yemin, yemin sayılmaz mı? yemin etmenin yeri ve zamanı olmamalı. ve ayrıca, yemin gibi bi şey edilmemeli. bi daha ayrıca, yeminin cuma günü edilicek olması, 1980’den sonra ortaya çıkan uyduruk mesleki günün, kendinden daha da uyduruk sonuçlarından. sondan bi önceki ayrıca, dünya, mesleğimle ilgili günü 4 ekimde kutluyo. son ayrıca, 12 eylül’den önceki kutlamalar ise 16 martta. 16 mart, türkiye'de mesleğimle ilgili okulların açıldığı tarih. bu daha mı anlamlı? hayır tabii ki! meslek günü mü olur? ‘belirli gün ve haftaların anlamı üzerine düşün düşün bi şey bulama!’dır benim hayatım çok az da. ne demek mesela hemşireler günü? sayacılar günü, varsa -ki vardır mutlaka; 365 tane gün var ve birileri bu günlerin her birini bi şey günü yapmaya çok hevesli- ne demektir? duygusallığı, histrioniye bağlamamış aklıselim bir ‘herhangibirmesleksahibi’ için mesleğin kutlandığı belirli gün, aptalcanın dik âlâsı. ve gel gör, cuma günü kutluyor ve yemin ediyoruz; yarın da, aman yanlış kutlamayalım ve şahane yemin edelim, diye provasına gidiyoruz.

kardeş’in yaptığı jeopolitik önem taşıyan uyarıya göre anne – baba, sanıldığından da uzun kalmaya geliyo. oda yapmayı ve oraya geçmeyi ciddi ciddi düşünür oldum. salonda yaşamaya devam edemem; çünkü salon, haber veren televizyonların asla ihmal etmediği, ‘canlı telefon bağlantısı’ dolu tartışmalarla dolu olucak. tartışmalardan boşluk bulunduğunda, kuşkusuz dizilere geçilicek. diziler kuşkusuz, evet. o kadar eminler ki annemin kendilerini izliyceğinden, bu konuda tek bi kuşkuları yok. biri bana lojistik destek vermeli. biri beni taşımalı!

hayatım gene kontrolümden çıkıyo… hemen alın!

gülay’ın bilmemneler albümünden, özdemir erdoğan şarkısını dinleme derdindeyim yine. ancak, zamanında internetten indirilen albüm, yıllar oldu haalaa, ben lisanslıyım, beni açman için altta ingilizce söylemekte olduğum şu şeyi önce bi anlaman gerek, falan diyo. anlayabildiğim kısmı, anlaşılabiliceği gibi ‘ben lisanslıyım’ kısmı.

'gecemize' şu sırada eşlik eden şarkı, sezen aksu vokalli alpay – hayırsız arama. ayrıca fh, yine nerden bulduysa zor bulunur sezen aksu’lar bulmuş. iki eski şarkı: ‘sen mi öğreteceksin ve soluverdi’. türkiye’de hiç yayımlanmamış şarkılar bunlar. ilki, yetmişlerden bi örövizyon şarkısı tadında. onno tunç gibi geliyo düzenlemenin ‘lezzeti’. ikincisi indiril-mekte, ki bu şiirsel kip’i de hiç sevmem. yakın zamanda, romeo’dan mesaj atan çocuğun biri mesajında: ‘ne yapmaktasın?’ diye sormuş; tarafımdan derhal "bu kip'e sinirlenmekteyim." karşılığıyla olanaksızlar kutusuna yollanmıştır.
soluverdi, müthiş! aysel - sezen - onno tadı bu kez de! emin diiliz gerçi. sezinti…

çarşambaya bi saat!...
sülasa ise, arapçada salı...
sezen'ler için tıkla...

3 Comments:

Blogger James said...

I'm afraid to say I don't speak your wonderful language but I have to commend you on your smoking turtle; how incredibly funky! There's a certain irony that turtles live to 200 as well.

http://islandphilosophy.blogspot.com/

21 Kasım 2006 23:44:00 GMT+2  
Blogger HARCIALEM said...

thanks for your comment james! i love my ironic turtle. :) as such in momo.

22 Kasım 2006 22:04:00 GMT+2  
Anonymous hyper.virus / xtremeoccident / umut said...

15 yıl sonra tesadüfi bir keşif, yol kesişmesi, tebessüm. sezen'in soluverdi'sini arıyordum halbuki, hiçbi yerlerde yok. rapidshare linki de uçmuş bu 15 senede. romeo kullanıyo musunuz hala, buluşalım :D ve nasılsınız, iyi misiniz? bi de bu mesajı okuyan her kimse ona da selamlar. yıl kaç? alta yorum yazarsınız :D ben 2021 senesinden seslenmekteyim :P

24 Nisan 2021 02:10:00 GMT+2  

Yorum Gönder

<< Home

<
 8o  XML� 
Image Hosted by ImageShack.us