Istırap / u2e yazdı

Sabahın kör saatinde
Ezanın sadece bu vaktinde
Okunduğu saba makamı…
Asıl korkutucu olan ezan mı,
Yoksa tüyleri ürperten bu makam mı?
“Vazgeçilmezler” listemin ilk sırasında kapı gibi duran, kiminin trafiğinden, kiminin mezbeleliğinden, kap-kaçından, tecavüzünden, kiminin tekinsizliğinden, “yaşanmaz bu şehirde” diye kestirip attığı -belki de isabet ettiği-, Napolyon Bonaparte’ın “Eğer dünya tek bir ülke olsaydı, başkenti İstanbul olurdu.” dediği, benimse -naçizane- her şeyine askla bağlandığım canım Şehrim;
bizi ayıramıycaklar…
Gözlerini kapayıp seni dinledi şairler,
Yollarına öykü,
Denizlerine şiir yazdılar.
En deli çağlarımda beni tutsak,
En muhtaç zamanımda beni hasret bıraktılar sana…
Ve ıstırap bitti.
Bos.
Ne çok konuşuyo’(lar) insanlar…
Çok bos.
Onlarca ağızdan çıkan, yüzlerce kelime.
Hepsi bir kulağımdan girmek için çıktıkları yolculuklarına, kısa bir tornistanla -kafam pek büyük sayılmaz-, yine aynı kulağımdan çıkmak üzere başlıyorlar…
Lütfen.
Şuan Küçük İskender konuşmuyo’.
Ben bi’şey anlatıyorum…
Hayatımın en garip dönemlerinden birine girdim. Hatta belki de dönemi. “Sabır Kapısı” isimli bir ibret programı olsa, düşman çatlatırdım…
Asker donu aldım.
Haki yeşil…
Üniformalı erkeklere bayılan biri olarak, ‘müessese’nin, “askerlik te bir müessese midir?” etkisi haricinde, henüz genel anesteziden uyuşmuş tüm benliğimde herhangi bir etki yaratmamış olması:
1. tamamen hasta ruhumun eseri
2. genel anestezi
3. sofu anne ve tarikat duaları
Maddeleriyle açıklanabilir.
Rica ederim.
Dini bütün bir insanım.
Benim için bütün dinler bir.
1?
Hak yol
Diyebilir miyiz? Yoksa
Diye bilir miyiz?
Açık/Kapalı
Uzun zamanlara bayılırım.
Ki şayet bi’şey yapmak için uzun bir zamanım varsa, bu benim için aynı zamanda “zamanım yok” demektir.
Son güne bırakırım…
Ama bu öyle bi’şey değil canım.
Sen anlamadın…
u2e

0 Comments:
Yorum Gönder
<< Home