ESEF

şöyle ki:
'aids beni değil, 8 yıllık karımı, 12 yıllık mesleki kariyerimi, 5 yıllık oğlumu, 30 yıllık dostumu, komşularımı, iş arkadaşlarımı, konuşabildiğim 2 yabancı dili, her sabah sohbet ettiğim gazete bayiini, insanlara olan güvenimi ve yaşam sevincimi öldürdü.' demem gereken bi kayıt yapmak ve o kaydı, bunu benden rica eden vhd’ye göndermek durumundayım. vhd ve ekibi, aids’le ilgili bi kampanyanın gönüllü yürütücülüğünü yapıyo. benden de bu, yapması toplasan elli saniye sürmiycek kaydı rica etti. gel(me) gör, babam papa’nın gelişinin tartışıldığı ve kendisinin de yüksek sesle evden katıldığı tartışmayı izledikten sonra şimdi de bi voleybol maçı izliyo. bulgaristan – fransa müsabakası!
babam salondayken aids’le ilgili söz konusu metni okuyamam. bunu yapmam demek kanser olmam demek! yüz binlerce soru gelicektir peşinden. bilindiği üzere duymazlıktan gelerek cevaplamadığım soruların oluşturduğu bir çöp yığınım var. aids metniyle ilgili bombardıman feci bi grizu patlaması yaratabilir evimizde.
bütün dileğim ‘bir demet tiyatro’nun yıllar sonraki yeni bölümünü izlemekken ve sırf bunun için gündüz manyaklar gibi çalışıp akşama tek bi iş bırakmamışken ve dizinin başlamasına yaklaşık yedi dakika kalmışken çalar telefon:
- nerdesin?
+ burdayım!!
- ….
+ buy’run pez bey…
- yaa, chi’nin doğumgünü var. toplandık seni de bekliyoruz.
+ ….
- öz ve hn de bur’da…
+ tamam, geliyorum.
‘bugün n’aapmamak istersin?’ sorusunun yanıtıdır ‘mesela, chi’nin doğumgünü partisine katılmak istemem!’.
'aids beni değil, 8 yıllık karımı, 12 yıllık mesleki kariyerimi, 5 yıllık oğlumu, 30 yıllık dostumu, komşularımı, iş arkadaşlarımı, konuşabildiğim 2 yabancı dili, her sabah sohbet ettiğim gazete bayiini, insanlara olan güvenimi ve yaşam sevincimi öldürdü.' demem gereken bi kayıt yapmak ve o kaydı, bunu benden rica eden vhd’ye göndermek durumundayım. vhd ve ekibi, aids’le ilgili bi kampanyanın gönüllü yürütücülüğünü yapıyo. benden de bu, yapması toplasan elli saniye sürmiycek kaydı rica etti. gel(me) gör, babam papa’nın gelişinin tartışıldığı ve kendisinin de yüksek sesle evden katıldığı tartışmayı izledikten sonra şimdi de bi voleybol maçı izliyo. bulgaristan – fransa müsabakası!
babam salondayken aids’le ilgili söz konusu metni okuyamam. bunu yapmam demek kanser olmam demek! yüz binlerce soru gelicektir peşinden. bilindiği üzere duymazlıktan gelerek cevaplamadığım soruların oluşturduğu bir çöp yığınım var. aids metniyle ilgili bombardıman feci bi grizu patlaması yaratabilir evimizde.
bütün dileğim ‘bir demet tiyatro’nun yıllar sonraki yeni bölümünü izlemekken ve sırf bunun için gündüz manyaklar gibi çalışıp akşama tek bi iş bırakmamışken ve dizinin başlamasına yaklaşık yedi dakika kalmışken çalar telefon:
- nerdesin?
+ burdayım!!
- ….
+ buy’run pez bey…
- yaa, chi’nin doğumgünü var. toplandık seni de bekliyoruz.
+ ….
- öz ve hn de bur’da…
+ tamam, geliyorum.
‘bugün n’aapmamak istersin?’ sorusunun yanıtıdır ‘mesela, chi’nin doğumgünü partisine katılmak istemem!’.
ve ancak her şey istemediğimiz gibi olmuyo, istediğimiz gibi olmadığı gibi. (böyle bi bağlamda bu cümle mantık hatası içermez. okuyan gıcıklık etmesin.) gidildi. pasta kesildi. alkışlandı, fotoğraflarda bulunuldu, bi kadeh şarap içildi, chi hamile; bu yüzden sigara için titremek üzere terasa çıkıldı, öz’e niçin böyle bi şeyden haberim yok, diye kızıldı. çok işim var, denerek, eve geçildi. eve döndüğümde bir demet tiyatro’da selam veriliyodu.
ne bunlar, talih ve arkadaşları bana bakıp aralarında gülüşüyolar mı? şamaroğlanı mı oldum?
şaşkınlıkla izliyor, esefle kınıyorum!
ne bunlar, talih ve arkadaşları bana bakıp aralarında gülüşüyolar mı? şamaroğlanı mı oldum?
şaşkınlıkla izliyor, esefle kınıyorum!

0 Comments:
Yorum Gönder
<< Home